hamileliğe adım adım

Testlerinizi yaptırdınız ve hamile olduğunuzu öğrendikten sonra kendinizi bırakıp, çocuğunuzu dünyaya getireceğini günü bekleme gibi bir hata yapmamalısınız. Bebeğinizin sağlıklı ve ileriye yönelik olarak kalıtsal bir hastalığı olmaması için bir takım önlemler almanız gerekir.

Hamilelikte ilk kural, beslenmedir. Beslenme, hamilelik esnasında hem sizin hemde bebeğinizin koruyucu kalkanı olacaktır. Çünkü böyle durumlarda vücudun zayıf, halsiz düşmemesi gerekir. Ayrıca bebeğinizin ağırlığı da belli bir süre sonra hissedeceğinizden hem onun hem de sizin için beslenmenize çok dikkat etmeniz gerekir.

Anne adayı olacaksınız, bebeğinizin de sağlıklı olmasını istiyorsanız kısa bir zamandan sonra egzersizler yapmanız gerekir. Çünkü bebeğiniz karnınızda büyümeye başladıkta beliniz, sırtınız ve karın kaslarınız zamanla gerilmeye başlayacak ve bu da size yorgunluk hissi yaşatacaktır. Bunu yaşamamak ve kendinizi zinde tutmak için gün içerisinde belirli saatlerce belirlenmiş egzersizler yapmanız gerekir.

Sigara! Bu kutsal ve kritik dönemlerde içtiğiniz her sigara bebeğinizin oksijenine mani oluyor ve hem siz hem de minik bebeğiniz de sigara içmiş oluyor. Düşük yapan hamile bayanların bir kısmı sigara kullanan ve bebeğinde herhangi bir sıkıntı olmadığı halde düşük yapan bayanlar olduğunu unutmayınız.

Bebek Sahibi Olmak

Evlilikten sonra bebek sahibi olmak istemek, bir insanın hayatı boyunca vereceği en değerli ve kutsal kararlardan biridir. Bu kararı vermeden önce kendinizi, fiziğini ve psikolojinizi hazırlamanız gerekiyor. Hamilelik, zor ancak kutsal bir görev olduğu için kendinizi tam olarak hazır hissetmeniz gerekmektedir. Eğer sağlıklı bir doğum yapmak istiyorsanız doğum yapmaya karar verildikten sonraki ilk 3 ay içerisinde doktorunuzla görüşmeniz önemlidir.

Doktora gittiğiniz ilk olarak, yaşınız, mesleğiniz kaçıncı evliliğiniz gibi sizinle alakalı sorular sorulur. Daha sonrasında ise herhangi bir kalıtsal rahatsızlığınız, sistemik bir rahatsızlığınızın olup olmadığı sorulacaktır. Kalp hastalığı, diyabet, böbrek gibi hastalıkları belirtmeniz sizin ve çocuğunuz için önemlidir. Daha sonra eşlerin geninden gelen veya aile geçmişlerinde herhangi bir anormal durum olup olmadığı araştırılır, bu şekilde danışmana bu konuları anlatmanız, bebeğinizin sağlıklı olarak gelişmesi veya doğumunuz ile ilgili sıkıntıları belirleyecektir.

Bu danışmanlıktan sonra fizik muayene ve jinekolojik muayene yapılarak, genel olarak rahminiz doğum için ne kadar uygun olduğuna bakılır. Son bir yıl içerisinde pap-smear testine girmediyseniz, bu teste girmeniz önerilecektir. Bunun yanında transvajinal ultrasonografi ile pelvik organlarının işleyişine bakılır.

Bebek ne zaman yapılmalı ?

Geleneksel aile yapımızda çocuk evliliği tamamlayan bir unsur olarak görülmektedir. Eskiden çiftler çocuk yapmak için zaman ayarlaması yapma ihtiyacı hissetmez iken, günümüz yaşam koşullarında artık bayanlarında çalışıyor olmasının yanı sıra ekonomik sebeplerin de etkisiyle çiftler artık planlama yaparak çocuk sahibi olmaktadırlar.

Planlayarak çocuk sahibi olunduğu zaman anne ve babanın olgunluğu daha fazla olurken, sürpriz olan çocuklarda genellikle önyargılar hâkim olabilmekte. Anneden pozitif duygular alarak dünyaya gelen bebek anne karnından itibaren gerek bedenen gerekse zihin olarak çok daha sağlıklı gelişme göstermektedirler.

Çocuğu annenin istememesi durumunda ise, anneden olumsuz duygularla beslenen bir bebeğin bu duygular sinir sistemine etki edecektir. Kesinlikle iyi gitmeyen bir evliliği kurtarmak için çocuk yapılmamalı, çocuk bir kurtarıcı olarak görülmemelidir. Çünkü sorunlu bir aileye gelen bebekle birlikte sorunlar sanıldığının aksine çok daha fazla büyüme gösterecektir.

Evlilikte bebek aileyi tamamlayan o evliliği güzelleştiren bir hale gelebilmesi için bebeğinizi kendi isteğinizle dünyaya getirmeniz ona sevginizi sunabilmeniz açısından oldukça önemlidir.

Gebelikte kontroller

 

Gebelik anında veya öncesinde her hangi bir hastalığı veya rahatsızlığı olmayan, önceden hiç doğurmamış olan veya sağlıklı ya da fazla doğum yapmış olan bir insanın, aile bireylerinde herhangi bir rahatsızlık ve hastalığı olmaması gereklidir. Yaşadığı dönemdeki gebelikte karnındaki çocuğu veya kendisiyle herhangi bir sorun görülmemelidir.

Teşhis konulmayan gebeliklere düşük riskli gebelikler adı verilir. Bu gebeliklerin doğumla birlikte ortaya çıkma sırasında ve doğumdan sonra normal bir durum ortaya çıkma ihtimali düşüktür. Bu gebelikler başlangıçtan sona doğru genel olarak aynı incelemeler ve tetikler uygulanmalıdır. Bu incelemelere rutin uygulanma incelenmeleri denir.

Rutin incelemelerde genel olarak antenatal muayene sırasında pelvik muayene ve gebeliği olumsuz yönde etkileyebilecek muhtemal genital kitle, iltihap, doğumsal genital anomaliler, kanser ve kanser öncesi bazı lezyonlar ortaya çıkabilir.

Muayene ve ültrasondan geçirdiğimiz zaman değerlendirme tamamlanmış olur. Vajinal muayene; gebeliğin ilerleyen döneminde erken doğum teşhisi şüphesi uyandırabilir. Doğum sancıları ve etkileri başladığı vakit anne adayının doğum aşmasının nerde olduğunu ortaya çıkarmak için, bebeğin pelvise giren kısmı hakkında bilgilenmek için ya da suni sancı ile başlatılması gerektiğinde serdiksin büyüyüp olgunlaşması hakkında bilgi edinmek için kullanılır.

Gebeliğin belirtileri

Gebelik bazı adetlerin başlaması, memelerde dolgunluk oluşması, memelerin renginin koyulaşması meme başında sancılanma olması ile başar. Karnın alt kısmında büyüme ve dolgunluk hissi verir. İnsanda bulantı, kusma ve sancı görülür. Özellikle yorgun hissettirilmesi ve baş dönmesi gibi olaylar yaşanır.

Gebelik İdrarın sık kullanılacağı dönemdir ve vajinada salgılama, ağarma gibi hisler yaşanabilir. Bu hisler bir gebeliğin ifadeleridir. Kesin bir ifadesi yoktur, var olduğu kesin kanıtlanmaz.

Gebelik başka yöntemlerle ortaya çıkabilirler. Sık sık doktora görünüp ültrasondan geçirilmelidir. Gebelik testinde, dış gebelik veya karın boşluğunda yerleştirilmesiyle birlikte hücreler tarafından human chorionic gonadotropin adı verilen hormonların salgılanmaya yol açmasını sağlar. Bu hücrenin normalde kanda, idrarda belirli bir miktarda bulunan bu hormonların arttığının çeşitli testlerde görülmesidir. Buda insan vücudunda gebe olmasını kesin kanıtlayan durumdur.

Gebeliğin ilerlemesi idrardaki seviyenin artmasına yol açar ve açmasıyla birlikte salgılamada artar. Laboratuarlarda uygulanan testlerin âdetin gecikmesinin beş günden sonra güvenilir sonuç verebilmektedir. Bu testler çok hassas olan testlerdir. Adet gecikmesi en az 1 haftayı geçtiğinde gebelik testi yapılmayabilir. Ültrasonla gebelik tanısı konabilir. Karında bakılan ültrasonla âdetin geciktirilmesi en az 10 gün olmalıdır.

Gebelikte Düşük

Gebelikte 20 hafta tamamlanmadan önce herhangi bir nedenden dolayı gebeliğin sona ermesine düşük adı verilir. Bir kadının yaşı ne kadar büyükse ve daha önce ne kadar çok gebe kalmışsa aynı oranda gebelikte düşük de artar.

Düşük geçirme, gebeli kadında kanama ve küçük de olsa parça düşmesiyle belirler. Kanama olduğunda muayene olunur; eğer bu muayene sonucunda herhangi bir yerden kaynaklanan bir sorundan dolayı kanama olduğu teşhisi konulamıyorsa bu düşük olmuş anlamına gelir.

Bazı gebe kadınlarda kanama basur kanaması, idrar yolu kanaması, bir hastalıktan dolayı oluşmuş kanama ve cinsel ilişkiden dolayı olan kanamalar yeterli olmayan muayenelerden dolayı düşük teşhisi konulabilir. Bu nedenden dolayı düşük teşhisi hemen konulmadan jinekolojik ve genital muayene yapılmalıdır. Gebelik esnasında dış gebelik, mol gebeliği, selim ve habis tümörler ve sindirim sisteminden dolayı oluşan kanamalar asla göz ardı edilmemelidir.

Düşük teşhisi konulduğunda cinsel ilişki kesilmelidir ve anne adayı dinlenme pozisyonuna geçilmelidir ve muayene dilip hekim kontrolünde gerekenler yapılmalıdır.

Hamilelikte güzellik önerileri

Hamilelik her kadın için oldukça özel bir dönemdir. Hamileliğiniz boyunca vücudunuza göstereceğiniz ilgi hem oldukça sağlıklı hem de mutlu bir hamilelik dönemi geçirmenize yardımcı olabileceği gibi doğum sonrasında da vücudunuzun eski güzelliğine tekrar kavuşmasında kolaylık sağlayacaktır.

Hamileliğinizin özellikle ilk üç aylık dönemlerinde mümkünse bol bol su tüketimi yapın. Beslenmenize dikkat etmeniz gerekecektir çünkü yediğiniz besinleri cildiniz yansıtacaktır. Sebze ve meyve tüketiminize ağırlık verirseniz vücudunuzun yağ ve nem dengesini koruyabilirsiniz. Şayet cansız ve soluk görünen bir cilde sahipseniz hamileliğiniz esnasında Omega 3 takviyesi alabilirsiniz.

Cildiniz için kalsiyum da oldukça önemli bir faktör olduğundan dolayı süt ve süt ürünlerini tüketmeye önem vermelisiniz. Kan dolaşımınızı hızlandırmak ve vücuttaki toksinlerden kurtulmak için bol bol egzersiz yapmalısınız. Özellikle açık havalarda kısa yürüyüşler yapmak oldukça faydalı olacaktır. Sık sık banyo yapmanızda sizi oldukça rahatlatacak ve gevşemenizi sağlayacaktır. Burada dikkat etmeniz gereken parfümsüz ve renksiz ürünlerle yıkanmaya özen göstermeniz gerekmektedir. Saçlarınız canlanacağı için korkmadan bakım yapabilirsiniz.

Doğum Ameliyatı – Epizyotomi

Doğum esnasında, perineyi korumak ve çocuğun çıkışını kolaylaştırmak için yapı­lan perinenin kesilmesi işlemine epizyoto­mi adı verilir. Genellikle ilk doğumlarda perinede yırtıl­ma tehlikesi varsa, çocuk oksijensiz kalı­yorsa, perine dokuları kalın ve sert ise. epizyotomi uygulanır.Çocuğun başı perineyi kabartmaya başla­yınca, lokal veya genel anestezi yapılarak perine aşağıya anüse doğru veya bir yana doğru, eğik olarak epizyotomi makasıyla kesilir. Doğum tamamlandıktan ve plasen­ta çıktıktan sonra veya çıkmadan kesilen dokular usulüne uygun olarak katgütle di­kilir. Perine kaslarının ve derinin sağlam olarak dikilmesi ilerde iç genital organla­rın sarkma tehlikesini (prolapsus) önleye­cektir.Epizyotomi alanının doğumdan sonra ku­ru tutulması önemlidir. Sık sık tuvalet de­ğiştirilmeli, gerekirse yara üzerine anti­septik tozlar ekilmelidir. Yara temiz tutul­mazsa enfeksiyon, dikiş hatalı olursa he-matom meydana gelebilir.

Dolgun Dudaklar

Dudaklarımı nasıl dolgun gösterebilirim? İnce dudak nasıl kalın gösterilir. Hangi yöntemle doğal olarak kalınlaştırabilirim diyen bayanlara öneriler.

İnce dudaklar  bir çok bayan için rahatsız edici bir görünümdür. Fakat gereğinden fazla dolgunlaştırma durumunda pek hoş olmayan bir görüntü ortaya çıkar. Çeşitli hileler kullanarak dudak daha iri gösterilir ancak bu her gün uygulanması gereken yöntemdir. Pompa ve bir takım botoks yöntemler kullanılarkta dudaklar oldolgunlaşır. Fakat öncelikle bunu güzellik uzmanlarıyla değerlendirmek gerekir. Belki her şey normal olmasına rağmen takıntı yapıyor olabilirsiniz.

Dudak dolgunlaştırma

Dudaklar doğuştan ince olabildiği gibi ilerleyen yaşa bağlı olarak değişiklikler meydana gelebilmektedir. Dudak estetiği ile iyi bir görünüm isteyenler geçici dolgu malzemeleri ve kalıcı dolgu malzemeleri kullanılarak yapılan işlemlerle estetik yaptırabilmektedir. Her şey bunlarla sınırlı değildir. İnsanın kendi vücudunun çeşitli yerlerinden alınan yağların dudak bölgesine enjekte edilmesiyle dolgun dudaklara kavuşmaları mümkün olmaktadır.

-Sponsorlu Bağlantılar-

Dudaklarımı nasıl dolgun gösterebilirim

Makyaj yaparken dudak çizgisinin kapatılarak daha geniş bir alana uygulanan rujun etkisi olacaktır. Bunun yanı sıra dudak büyütme pompaları gibi seçeneklerde bulunmaktadır. Dolgu malzemeleri ile estetik uzmanları tarafından istenilen büyüklükte ve yüz şeklinize uygun olan bir görünümü elde edebilirsiniz.

Dudaklarımı nasıl kalınlaştırabilirim

Bir çok bitkisel kür önerisi bulunmasına rağmen genellikle uygulayanların yorumlarına bakıldığında dudaklarda kaşıntı ve tahrişlerin olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle sürekli kullanılacak bu tür uygulamalar hekimlerin önerileri olmadan kullanılmamalıdır. Kendi yüz şekline uygun olarak yapılacak makyaj seçenekleri hakkında güzellik uzmanlarından yardım olmak oldukça iyi bir seçenek olacaktır. Sorunu çözmek birkaç makyaj tekniği uygulanmasıyla hallolabilecektir.

İnce dudaklar nasıl dolgun gösterilir

Dudak nasıl dolgun gösterilir, Uygun fiyata satın alınan dudak şişirme pompası sayesinde birkaç saatli iri dudaklara kavuşabilirsiniz. Fakat insanın içerisinde bulunduğu durumu değerlendirerek en doğal çözüm yollarını bulması sağlık açısında daha önemlidir. Bir yaşam boyu silikonlarla mı yaşamak yoksa kendi doğal halinizmi önemlidir. Genç kızların özellikle gelişme çağındakilerin bu tür yöntemleri kullanmamaları gerekir. Gelişimlerinin tamamlanmasından sonra eğer gerekiyorsa bir çok yöntem arasında en iyi olanı seçilerek uygulanmalıdır.

Ağız Kokusu

Çoğunlukla ağız kokularının %90’ı ağız içinden kaynaklandığı gibi diğer %10’luk oranda ise mide, bağırsak ve üst solunum yolu rahatsızlıkları ağız kokusunu tetiklemektedir. Özellikle çocuklarda görünen bağırsak parazitleri ise ağız kokusunun oluşmasında ki diğer etmende diyebiliriz. Bu tür rahatsızlıkların ağız kokusuna sebep olduğu gibi gündelik hayatımızda yediklerimizde ağız kokusunun oluşmasında bir sebep oluşturur. sarımsak,soğan gibi yiyecekler kan dolaşımına etki eder ve nefes yolu ile vücudumuzdan atılır. Bu transferde çevreye istenmeyecek kokular yayılır ve gerek kendimiz gerek ise çevremiz bu işlemden olumsuz etkilenir.Bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırmak için gerek diş gerek ise ağız sağlığımıza dikkat etmeli gerekli sağlık kuruluşlarına en kısa zamanda başvuru yapılıp tedavilere başlanılmalıdır.