İlk 6 Ay Anne Sütünün Faydaları

Bilimsel araştırmaların tamamı, bebeklerin ilk altı ay boyunca sağlıklı bir şekilde beslenebilmesi için anne sütünden daha iyi bir besin olmadığını ortaya koymaktadır. Anne sütünün kompleks yapısı bebeğin ihtiyacı olan tüm maddeleri almasını sağlar ve böylece sağlıklı bir zihinsel ve fiziksel gelişim süreci yaşanır. Bebekler için doğal olarak ideal besin olarak adlandırıldığından, ilk 6 ay anne sütünün önemi büyüktür.

İlk 6 ay anne sütünün önemi konusunda herhangi bir tavsiyeye gerek olmadığı gibi, bebeklerin ilk 6 aylık dönemde anne sütü ile beslenmesi “bir gerekliliktir”. Farklı bir alternatifi olmadığından dolayı ilk 6 ay anne sütünün önemi başka hiçbir şeyle yeri doldurulamayacak kadar önemlidir.

Bebeklerin bağışıklık sistemleri henüz gelişmemiş olduğundan, anne sütünün içerisindeki mikrop koruyucu maddeler bebeğin hastalıklardan korunması için büyük önem taşır. Mucizevi bir şekilde bebeğin ihtiyacı olan tüm maddelerin “doğru oranda” içerisinde bulunduğu anne sütü, her bebeğin ilk altı aylık dönemde beslenmesinde olmak zorunda olan temel bir besin maddesidir.

Erken Gebelikte Kanama

Hanımlarımızın gebelik anında çekmiş olduğu en büyük problemlerden biriside erken gebelikte kanamadır. Bu kanama sizin boş yere korkmanıza telaş yapmanıza ya da herhangi bir kötü durumun olup olmamasını anlamamıza haberci olabilmektedir. Öncelikle böyle bir durumda kişisel öneriler yerine mutlaka bir hekime tedavi olmanız gerekmektedir.

Doktor muayenesi sırasında size ne aralıklar ile bu kanamaların geçirildiğin sürelerinin ne olduğunu ve hangi bölgelerde ağrılar olduğunu sorarak bir çözüm yoluna ulaşabilir. Erken gebelikte kanamanın en korkutucu yönlerinden birisi de; bu kanamaların düşük yapmanın habercisi olabilmesidir. Bunun için erken gebelikte kanamanın önemi çok büyüktür. Kendi sağlığınız ve bebeğinizin sağlığı için hemen müdahale gerekmektedir.

Doktor muayenesi ile bazen erken kanamanın tam olarak teşhisi koyulmayabilmektedir. Bu gibi durumlarda ultrason gibi işlemlere başvurulabilmektedir. Ayrıca kan kaybı sebebiyle sizin ve bebeğinizin sağlığı da oldukça yıpranabilmektedir. Bazen erken gebelikte kanama doğal yollar ile gelişebilmesine rağmen yine de en sağlıklı çözüm böyle bir durum ile karşı karşıya kalındığında doktor tedavisine başvurulmasıdır.

Hamile iken saç boyamak zararlımı?

Kadınlar için estetik güzellik açısından çok önemli olan saç boyatma, hamilelik döneminde bir sorun haline dönüşebiliyor. Birçok kadın, hamile iken saç boyama konusunda çevreden gelen farklı yorumlar nedeniyle tereddüt etmektedir. Toplumumuzda hamile iken saç boyamak hakkında farklı görüşler mevcutken, kimleri için bu bebeğin gelişimi için zararlı kimilerine göre de saç boyatmanın hiçbir zararı yok.

Bu aşamada hamile iken saç boyama hakkında hekimlerin de kesin bir fikir birliğine vardığını söylemek ne yazık ki mümkün değil. Günümüzde hala birçok hekim saç boyamanın bebeğin gelişimi için zararlı olduğunu söylerken, bu sonuca varılmasını sağlayan kesin deney sonuçları da yoktur. Bilimsel açıdan hamile iken saç boyama konusunda kesin bir araştırma sonucu bulunmamasına rağmen çoğu hekim, bu durumun yalnızca estetik amaçlı olduğundan dolayı eğer bir risk varsa boşu boşuna bu tür bir riskin alınmaması için boyanın zararlı olduğunu söylemektedir.

Sonuç olarak hamilelik döneminde saçların boyanması sanıldığı üzere herhangi bir zarara neden olmazken, yine de zararlı ya da zararsız şeklinde kesin bir hüküm verilememektedir. Bunların yalnızca bir görüş olduğu unutulmamalı ve yine de hekime danışılmalıdır.

Dış Gebelik Nedir

Dış gebelik döllenmiş olan herhangi bir yumurtanın rahim dışında kalan yerde gelişmesiyle olan gebelik türüdür. Bu gebelik türü anne için oldukça büyük hayati önem taşımaktadır. Eğer doğru zamanda müdahale edilmeze annenin hayatı tehlike altına girebilmektedir.

Dış gebeliğin anlaşılması oldukça zordur. Çünkü hamilelik başlarında her şey normalmiş gibi ilerler ve bir süre sonra karın bölgenizde değil karın bölgenizin altında doğru bir şişkinlik olmasını fark edersiniz. Eğer yumurtalıklar burada bir iç kanamaya neden olursa çocuğunuzu kaybedebilir ve hayıtınızı da büyük ölçüde riske sokabilirsiniz. Dış gebelik belirtilerinin en yaygın olanları karın bölgesinin altına doğru bir ağrı görülmesi ve düzensiz adet kanamalarıdır.

Bu sebepten dolayı bu durumun önüne geçmek için hamilelikten sonra mutlaka doktora gözükerek her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol ettirmek gerekmektedir. Dış gebelik geçiren hastaların daha sonrasında en az 6 ay süreyle cinsel ilişkilerinde korunmaları önerilir. Dış gebelikte annenin tekrar gebe olamama durumu da söz konusu olduğu için oldukça önemli bir hastalıktır. Dış gebelik geçirmiş iseniz eğer; bir dahaki hamileliğinizde de dış gebelik yapma ihtimaliniz %12 derecesindedir. Dış gebelik zamanında teşhis edildiği takdirde ilaç tedavisi ile aşılabilmektedir. Ancak iç kanama gerçekleştikten sonra maalesef yapılacak başka bir şey bulunmamaktadır.

Anne sütünün yararları

Bilim adamları anne sütünün yararları üzerine araştırma yaptıkça, bu anneler tarafından doğal olarak üretilen sütün oldukça kompleks bir besin olduğunu anladı. Gün geçtikte anne sütünün yararları daha iyi anlaşılarak, bebeklerin sağlıklı bir gelişim süreci geçirebilmesi için sadece bu besinin yeterli olduğu söylenmeye başlandı. Günümüzde tüm çocuk gelişim uzmanı hekimler, yeni doğan bebeklerin ilk 6 ay boyunca yalnızca anne sütüyle beslenmesi gerektiğini söylüyor.

Anne sütünün yararları bebeğin sağlıklı bir şekilde büyüyebilmesi için yeterli olurken, anne sütündeki bazı vitaminlerin az olması nedeniyle bebeklere vitamin takviyesi yapılabilmesi de mümkün. Ancak bu tür vitamin destekleri için önce bir hekime başvurulması ve mutlaka hekim tavsiyesi doğrultusunda harici vitamin kullanılması gerekmektedir.

Bebeklerin zihinsel gelişimi için de gerekli olan anne sütü, ayrıca bebeğin enfeksiyon geçirme riskini de azaltmaktadır. Anne sütünün yararları arasında bebeğin alerjik sorunları daha az geçirmesi ve daha da önemlisi bebek ölüm riskinin azalması yararlar, bu doğal besinin ne kadar önemli ve gerekli olduğunun daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır.

En sık rastlanan 5 Kadın Hastalıkları

Kadınların anatomiksel yapısı ve kalıtımsal özellikleri nedeniyle gelişen kadınlara özgü hastalıklar olduğu gibi, birçok hormon düzensizliği nedeniyle bazı hastalıklar kadınlarda daha sık görülmektedir. En sık rastlanan 5 kadın hastalığı arasında bulunan vajinal akıntı, ergenliğe girilmesi ile birlikte hemen hemen her kadının yaşadığı sağlık sorunlarından biridir.

En sık rastlanan 5 kadın hastalığı içinde en yaygın görülen sorun olan vajinal akıntı, bazen geçirilen rahatsızlıklardan bazen de fizyolojik yapıdan kaynaklanabiliyor. En sık rastlanan 5 kadın hastalığı arasında olan bir diğer sorun da, adet düzensizlikleridir. Ayrıca cinsel fonksiyon bozukluğu ve pelvik ağrıların da çok sık görüldüğü kadınlar, bu tür sağlık sorunları hakkında bilgi sahibi olmalı ve gerekli önemleri en başından itibaren almalıdır.

En sık rastlanan 5 kadın hastalığı arasında kısırlık sorunları da gelmektedir. Bu tür problemlerin erken aşamada belirlenmesi ve tedaviye erken süreçte başlanması için düzenli hekim kontrollerinin önemi büyüktür. Birçok cinsel fonksiyon bozuklarından utanan kadınlar, hekime başvurmak yerine bu sorunlarla bir ömür boyunca yaşamak zorunda kalıyor.

neden hamile kalamıyorum ?

Hamile kalamamanızın bir çok sebebi olabilir. Bunlardan başlıca problemi kısırlık korkusudur. Kısırlıktan şüphe etmeniz için 3 veya 5 gibi bir süre dahi yeterli değildir. Korunmasız bir şekilde bir yıl düzenli ilişki sonucunda eğer hala hamile kalınmamışsa o halde kısırlık şüphesiyle yaklaşılabilmektedir. Eğer bir yıl gibi bir süreyi doldurmayıp kısa süre sonucunda böyle bir kanıya vardıysanız bu kanı oldukça gereksizdir. Ayrıca sizin kendinizi kasmanıza ve başarı oranınızın düşmesine neden olacaktır.

Hamile kalamamanızın belirtilerinin kısırlıktan olup olmadığını öğrenmeniz için sizin ve kendinizin cevaplaması gereken bazı temel problemler vardır.
Düzensiz adet ile karşı karşıya kalıyor musunuz?
Eğer Düzenli bir adet geçirmiyorsanız ya da kanamalı aşırı ağır adetler geçiriyorsanız bunun sebebi kısırlık belirtisi olabilmektedir bu durumda doktara başvurmalısınız.

Yaşınız 35 üstümü?

Eğer 35 yaşının üzerinde iseniz sizin hamile kalma olasılığınız daha yüksektir. Eğer 6 ay düzenli korunmasız ilişki sonucunda hala gebe kalmadıysanız 1 yıl beklemenize gerek yoktur. Hemen doktor tedavisine başvurabilirsiniz.

Aşırı zayıf yada aşırı kilolu musunuz?

Hormanal dengelerin olmamasına bağlı olarak hamile kalamıyor olabilirsiniz bu gibi durumlarda mutlaka hekiminize başvurmanız gerekmektedir.
Bu durumların hepsinin yanı sıra sıkıntı sizden değil eşinizden de kaynaklanıyor olabilmektedir. Bunun için onunda kendisinde sorun olup olmadığını anlaması için tedavi olmasını isteyebilirsiniz.

bebekler ne yer?

Bebekler doğdukları ilk andan itibaren anne sütü ile beslenirlerse onların gelişimi ve büyüme süreci daha kolay olmaktadır. Uzmanlara göre de anne sütü başka hiçbir ilave ve katkı maddesine ihtiyaç duyulmadan 6. aya kadar anne sütü ile beslenilmesi öngörülmektedir.

Bu süreçte bebeğin suya bile ihtiyacı kesinlikle bulunmamaktadır. Ama bazı bebeklerde anne sütü yeterli gelmemekte ve karnı doymamakta bu da onun huzursuzluğuna ve ağlamasına sebep oluşturmaktadır. İşte bu gibi durumlarda bebeklerde anne sütü ile eşdeğerlere sahip bebek maması üreticilerin hazırlayıp sundukları mamalardan alarak onları kullanmak gerekebilir.

Anne sütünde bulunan aminofortis denilen bebeğin gelişimi için gerekli yardımcı maddeleri içerisinde barındıran anne sütüne yakın bebek mamaları tercih edilerek kullanılabilir. Bebekler 6. aydan itibaren beslenmeye başlamalıdırlar. Hafif hafif pişirilen yemeklerin suyuna batırılarak bebeklerimize verebiliriz.

Onların tat almasını ve beğenmesini sağlayabiliriz. Zaten bebekler bu dönemlerde tükürerek ya da yüzlerini ekşiterek bizlere hazırlanan besinleri beğenip beğenmediklerini göstermektedirler. Ek gıda mamalara da geçilerek bebeğin beslenmesi ve gelişmesi sağlanabilir.

aşılama ile gebelik

Aşılama ile gebelik yöntemi spremlerin yumurtayla daha kolay buluşabilmesi için yapılan bir yöntemdir. Erkekten alınan meni özel bir boru ile rahimin içine aktarılır.

Aşılama yönteminde erkekten alınan meni laboratuvar ortamında temiz ve sağlıklı bir şekilde yıkanarak canlı spermler birbirinden ayrılır,amaç rahime yerleştirilecek olan spermin Canlı ve iş görür olmasıdır.

Aşılama için en az 1 milyn hareketli sperm gereklidir. Spermin hazırlamasından sonra rahime aktarılması bir saat sonra gerçekleşir bu bir saatlik sürenin gecikmesi uygun bulunmaz.

Aşılama sırasında spermler rahima içine yavaş ve basınçsız verilmelidir,aşılama sonrasında 15-20 dakika dinlenmek gerekir.

Aşılama işlemi genellikle yumurtlama tedavisi ile aynı anda yapılır, yumurtlama tedavisi tıpkı hamilelik gibi sık sık konrtol edilir.

Yumurtlama tedavisinin son aşamsı ise iğneyle yumurtanın çatlatılmasıdır. Yumurtalama bu iğneden yaklaşık 36 saat sonra gerçekleşeceği için aşılamada bu saate ögre yapılır,çoğu zamanda aşılama yumurtlamanın kendi geliştirdiği zamanlarda yapılır.

kadınlarda adet döngüsü

Kadınlarda adet, kısa süren ancak bir takım sorunların dikkate alınmazsa ciddi anlamda rahatsızlıklar yaratabilecek durumdur. Normal bir kadın 28 günde 1 kere adet görür. Bundan daha fazla adet görülüyorsa, luteal yetmezliği ile karşı karşıya olduğu anlamına gelir.

Luteal faz, adet döneminde yumurtlamadan sonraki diğer yumurtlama arasındaki süreçtir. Zor fark edilen ve sık görülen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığın fark edilmemesi durumunda, rahmin içerisinde bulunana dokular zarar görebilir ve bebeğiniz sağlıksız olarak doğabilir.

Bu da istenmeyen bir durumdur. Bu rahatsızlığın sizde de olduğundan şüpheleniyorsanız kan progesteron seviyesine baktırmanız gerekmektedir. Bu seviyeye yumurtlamadan yedi gün sonra bakılır. Progesteron seviyesinin az bulunduğu durumlarda, tedavi dışarıdan takviye etme ile yapılmaktadır. Ayrıca folikül gelişiminin az olması progesteronu etkileyebilir.

Bir takım testler yaptırmadan önce hamile olup olmadığını tespit etmeniz gerekir. Çünkü bir çok hastamız, adet şikayetiyle gelip hamile olduğunu öğrenerek geliyorlar. Bunun yanında erken teşhis ve doğru tedavi çok önemlidir. Bahsettiğimiz luteal faz rahatsızlığı tedaviye hemen cevap veren bir rahatsızlıktır. Bunun için doğru tedavi planlanmalıdır.